SON DAKİKA

TÜRKİYE

SİYASET

EKONOMİ

KÜLTÜR - SANAT

Copyright © 2003-2018 ixtanbul.com.
Bazı hakları saklıdır. Blogger tarafından desteklenmektedir.

27 Ocak 2019 Pazar

Allah insanı iddiasından vurur

-Hayatın hemen her alanı vasatlık üzerine kuruluyor. Kurulsun. Hüzünmatik olan, vasatlığın bile kalitesi düşüyor.
-‘Ruh’un kıyameti çoktan koptu. ‘Beden’e sarılmalar ondan.
-“İnsan artık doğada yaşamıyor, doğa insanın yarattığı bi’ ortamda yaşıyor.” (Metin Münir)
-Daha anlamadan fark edenin, ‘fark ettiğini’ anlama çabası gibi olur bazen hayat.
-Artık herkes birileri gibi olmak istiyor. Oysa, bi’ zamanlar, herkesin meselesi hiç kimseye benzememekti.

9 Ocak 2019 Çarşamba

Ruhu sarışın notlar

-Özgeçmişi değil, vazgeçmişi olanlardan mısın?
-Kapıları dinleyenler kendileri için iyi şeyler duymazlar.
-İnsan, gerçekliği çarpıtır. Bunu yüzüne vurmaya gör. Şiddeti kaçınılmazdır.
-“İnsan olmaya karar veren, sığlıkta can çekişmektense derinliklerde boğulmayı yeğler.” (Dücane Cündioğlu)
-(A)sosyal medya marketinde en çok satılan ürün bayağılıktır.

13 Aralık 2018 Perşembe

Broşürleri takip eden karlı çıkıyor

Ülke ekonomisindeki dalgalanmalar tüketicileri alışverişlerde daha tasarruflu olmaya itiyor. Farklı tasarruf yöntemlerini deneyenler ihtiyaçlarını karşılamak için ayırdıkları bütçeden ciddi oranda tasarruflar elde edebiliyor. Tasarruf yapmanın yeni yöntemlerinden biri de broşür takibi! Özellikle market alışverişlerinde indirimli ürünleri takip ederek daha az ödemenin yolunu keşfedenler rotasını indirimlerin duyurulduğu broşürlere çeviriyor.

2 Aralık 2018 Pazar

Pazar sayıklamaları

-Bi’ insan, ne kadar kendine benzerse o kadar ‘insan’dır.
-Bu coğrafyada kendinden başka kemirecek ‘şey’i olmayan insanlar da var.
-“Dostlarından kuşkulanmak, onlar tarafından aldatılmaktan daha utanç vericidir. Başkalarına duyduğunuz güvensizlik, onların sizi aldatmasına haklılık kazandırır.” (La Rochefoucauld)
-Obez İstanbul’da boğulurcasına yaşamak: İç içe ama -teknoloji yüzünden- bi’ o kadar da mesafeli, yalıtılmış, uzak.

26 Kasım 2018 Pazartesi

Her daim moda: Yuvarlak güneş gözlükleri

Güneş gözlükleri, stilinizi yansıtmanızda en az kıyafetleriniz kadar büyük bir önem taşıyor. Güneş gözlüğünüzü seçerken yüz şeklinize uygunluğuna, kaliteli olmasına ve tarzınızla bir bütünlük sağlamasına dikkat etmeniz sizin için faydalı olur. Böylece satın aldığınız güneş gözlüğünü uzun süre kullanabilirsiniz.

16 Eylül 2018 Pazar

Pazar sayıklamaları

-Sen ‘pazar’sın, anlatsana, neden sayıklıyorum mesela?
-Okullar açıldı/açılıyor. Zilyon yıl oldu... ‘Beden Eğitimi’ dersi var. ‘Ruh Eğitimi’ dersi yok.
+‘Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi’ dersi var. Din bi’ kültür, ahlak bi’ bilgi değil, düşünen/taşınan yok.
-“Çocuklar okula bilgi edinsinler diye değil, diğer arkadaşlarıyla karşılaşsınlar diye gönderilir. İnsan birbirine bakarak, birbirini severek öğrenir. Aksi halde çocuklar için İnternet bağlantısı olan bi’ bilgisayar, en afili okuldan bile daha iyi bi’ okul olurdu.” (Agah Aydın)
-Okullar, çocuklar gelecekte ‘kendi’leri olsun diye var, anneleri/babaları mutlu olsun diye değil. Ama? Fakat? Lakin?

12 Eylül 2018 Çarşamba

Aşk notları

-Aşk, insanlık kadar eski. Aşk, insanın her dem en biricik meselesi. Aşk, Adem’in eşinde kendini bulma çabası. Aşk, atalar imbiğinden süzdüğümüz en halis miras. Aşk, cennete açılan kapı. Aşk, cehennem ateşi.
-“Aşk taş gibi duran bi’ şey değildir, ekmek gibi her gün yeniden yapılması gerekir.” (Ursula K. Le Guin)
-İster beşeri olsun, ister içtimai. İster mecazi olsun, ister ilahi. Aşkı okuyor, aşkı dokuyoruz. Aşık Veysel’leşiyoruz: “Güzelliğin on para etmez,/Bu bendeki aşk olmasa./Eğlenecek yer bulaman,/Gönlümdeki köşk olmasa.”
-Sevgi, biraz hafifçe. Sevi, basit. Tutku, apayrı bi’ şey. Sevda, tiryakilik gibi. Ötesi, karasevda. İlla, aşk.

9 Eylül 2018 Pazar

Pazar sayıklamaları

-Neden sayıklıyorum? Albert Camus cevaplasın: “Anlatmamak ahlaksızlıktır.”
-Yeni insanın/toplumun ‘butik’ dertlerle uğraşacak vakti yok. Hatta, kendi derdinden ötesini dert kabul edecek durumu yok.
-Lan Gökan, pardon, küratör Gökhan, ‘de’ye, ‘da’ya gösterdiği özeni ‘insan’a göstermiyor. Genelde kendine küsüyor. Araya girip barıştıracak kimsesi olmuyor.
+Kendine ait bi’ fikri yok. Bedelini ödediği bi’ bilgisi yok. Orijinal bi’ cümlesi yok. İnternet’ten ‘kopyala/yapıştır/paylaş’mayı ‘bi’ şey yaptım’ zannediyor. Dürtüyorum, “Salaklık vecibelerimi yerine getiriyorum, dürtme” diyor.

6 Eylül 2018 Perşembe

'Kurbağalı dere'ye döndük

‘Ruhu sarışın notlar’a klişe yorumlar da geliyor:
Ruhu gençmiş.
Ruhu güzelmiş.
Vs.
“Ruh mu kaldı? Hangi ruh? Ne ruhu” demiyorum.
Bedenimiz de, ruhumuz da ‘kurbağalı dere’ye döndü, biliyorum.
‘Şaşı ruhlu’ gibi kelime/cümle oyunları yapmıyorum, susuyorum.

2 Eylül 2018 Pazar

Pazar sayıklamaları

-Sayıklamalar, biraz da yakaza halidir.
-Geçen hafta. Üç/dört gün. İlahi planda ‘ol’maya. Düşüncede şekil almaya. Seste ifade bulmaya. Sevgiyle yoğrulmaya. Enerjiyle beslenmeye. Suda mayalanmaya. Toprakta maddeye dönüşmeye... Yattım. Sonra kalktım. Eee? Hiç. Hep hiç.
-Eylül, biraz da ‘mey’lüldür. İçmeden esrikleştirir insanı.
-Ruhu sarışın şiir: Seni rüyamda görmek için,/Uykuya daldığım akşamsın./Seni gözümle görmek için,/Uyandığım sabahsın.
-Hedefi 12’den vurmak, 11 hedefi de ıskalamak demektir.
 
Copyright © 2003-2018 IXTANBUL - Yerçekimini Kendin Belirle | Powered by Blogger.com.
Template Design by Herdiansyah Hamzah | Published by Borneo Templates and Theme4all