SON DAKİKA

TÜRKİYE

SİYASET

EKONOMİ

KÜLTÜR - SANAT

Copyright © 2003-2018 ixtanbul.com.
Bazı hakları saklıdır. Blogger tarafından desteklenmektedir.

12 Eylül 2018 Çarşamba

Aşk notları

-Aşk, insanlık kadar eski. Aşk, insanın her dem en biricik meselesi. Aşk, Adem’in eşinde kendini bulma çabası. Aşk, atalar imbiğinden süzdüğümüz en halis miras. Aşk, cennete açılan kapı. Aşk, cehennem ateşi.
-“Aşk taş gibi duran bi’ şey değildir, ekmek gibi her gün yeniden yapılması gerekir.” (Ursula K. Le Guin)
-İster beşeri olsun, ister içtimai. İster mecazi olsun, ister ilahi. Aşkı okuyor, aşkı dokuyoruz. Aşık Veysel’leşiyoruz: “Güzelliğin on para etmez,/Bu bendeki aşk olmasa./Eğlenecek yer bulaman,/Gönlümdeki köşk olmasa.”
-Sevgi, biraz hafifçe. Sevi, basit. Tutku, apayrı bi’ şey. Sevda, tiryakilik gibi. Ötesi, karasevda. İlla, aşk.

9 Eylül 2018 Pazar

Pazar sayıklamaları

-Neden sayıklıyorum? Albert Camus cevaplasın: “Anlatmamak ahlaksızlıktır.”
-Yeni insanın/toplumun ‘butik’ dertlerle uğraşacak vakti yok. Hatta, kendi derdinden ötesini dert kabul edecek durumu yok.
-Lan Gökan, pardon, küratör Gökhan, ‘de’ye, ‘da’ya gösterdiği özeni ‘insan’a göstermiyor. Genelde kendine küsüyor. Araya girip barıştıracak kimsesi olmuyor.
+Kendine ait bi’ fikri yok. Bedelini ödediği bi’ bilgisi yok. Orijinal bi’ cümlesi yok. İnternet’ten ‘kopyala/yapıştır/paylaş’mayı ‘bi’ şey yaptım’ zannediyor. Dürtüyorum, “Salaklık vecibelerimi yerine getiriyorum, dürtme” diyor.

6 Eylül 2018 Perşembe

'Kurbağalı dere'ye döndük

‘Ruhu sarışın notlar’a klişe yorumlar da geliyor:
Ruhu gençmiş.
Ruhu güzelmiş.
Vs.
“Ruh mu kaldı? Hangi ruh? Ne ruhu” demiyorum.
Bedenimiz de, ruhumuz da ‘kurbağalı dere’ye döndü, biliyorum.
‘Şaşı ruhlu’ gibi kelime/cümle oyunları yapmıyorum, susuyorum.

2 Eylül 2018 Pazar

Pazar sayıklamaları

-Sayıklamalar, biraz da yakaza halidir.
-Geçen hafta. Üç/dört gün. İlahi planda ‘ol’maya. Düşüncede şekil almaya. Seste ifade bulmaya. Sevgiyle yoğrulmaya. Enerjiyle beslenmeye. Suda mayalanmaya. Toprakta maddeye dönüşmeye... Yattım. Sonra kalktım. Eee? Hiç. Hep hiç.
-Eylül, biraz da ‘mey’lüldür. İçmeden esrikleştirir insanı.
-Ruhu sarışın şiir: Seni rüyamda görmek için,/Uykuya daldığım akşamsın./Seni gözümle görmek için,/Uyandığım sabahsın.
-Hedefi 12’den vurmak, 11 hedefi de ıskalamak demektir.

31 Ağustos 2018 Cuma

Bi' kedi kadar açken...

Nereden aklıma geldiyse,
Çocuktuk,
Yaz ikindisi kokardık.
Okuldan kaçar,
Bilardo oynamaya şavullanırdık.
Cebimize para değil,
Çakıl taşları koyardık.
Sinemaya gider,
İçine leblebi atılmış gazoz şişesiyle film seyrederdik.

29 Ağustos 2018 Çarşamba

Ruhu sarışın notlar

Hayat,
-Artık-
Ya zamana/mekana yeni bi’ söz/eylem getirmek,
Ya da (a)sosyal medya kuyusuna düşmektir.
Yani,
Ya her daim yeni bi’ ‘şey’ söylersin/yaparsın,
Ya da (a)sosyal medyada yıkılıp, savrulup gidersin.

26 Ağustos 2018 Pazar

Pazar sayıklamaları

-Kelimeler/cümleler, alık/ılık sayıklamalar uçan halımdır, peşine düşmelerim de işte hep ondandır.
-Artık hiç ‘burada’ değiliz, hep ‘orada’yız. Ceptelde, ceptel ekranında… Maalesef.
+Çağ dönümünde, hem seküler, hem de muhafazakar kesime bi’ haller oluyor. (A)sosyal medyada saçmalıyorlar. Kendilerini sergilemeden, umuma arz etmeden, tüketime sunmadan duramıyorlar. Çoluklarının/çocuklarının, yediklerinin/içtiklerinin fotoğraflarında ‘boncuk’ arıyorlar.
+’Yeni çağ’da değişim bile değişiyor. Hemen herkes hiçbi’ şey üretmeden, İnternet’te zilyon kez paylaşılmış içerikleri/görselleri tekrar tekrar ‘kopyala/yapıştır/paylaş’mada entelektüel/artistik metaforlar arıyorlar.

24 Ağustos 2018 Cuma

Bayram notları Vol. 3

-İnsan, bazı şeyleri sadece kendisi biliyor sanıyor. N’apalım, in/san işte.
-Sen sürekli tepelere/zirvelere/göklere bakadururken... Yunus Emre, “Benim yüzüm yerde gerek,/Bana rahmet yerden yağar” demekte.
-“Düşünce ile inanç arasındaki fark nedir? En temel fark zeka ekonomisidir: Kırkayağın ayaklarını düşünen sayar, inanan saymaz.” (Dücane Cündioğlu)
-Teknolojinin ilerlemesi bizim ilerlememiz anlamına gelmiyor. Sadece aramızdaki mesafe açılıyor. Ey teknoloji, sen git, biz geliyoruz.

23 Ağustos 2018 Perşembe

Bayram notları Vol. 2

-“Bayramınız mübarek olsun” diyoruz ya. E, bayram zaten mübarek değil midir? Asıl biz nasıl/ne zaman mübarek olacağız?
-Hiçbi’ fos modern, pardon, post modern zeka, kurban kesmenin, kan akıtmanın varoluşsal anlamını, iç zenginliğini kavrayamaz. Boşuna kavramasını falan beklemeyin. Bu gibi ‘steril’ tipleri ‘papatya’ dolu ‘kır’lara şavullayın.
-Bu bayram, bi’kaç kişi birleşip içi/dışı leş insanlardan bağımızı keselim dedik.
-“İnsanı insan yapan şey ağzından çıkan sözdür, insanı insan-ı kamil yapan da arkasından söylenen sözdür.” (Ali Canip Olgunlu)
-Bu bayramın bi’ anlamı olsun, milat olsun, miladın olsun: Cehaletten geç, ilme dön, irfana yürü.

22 Ağustos 2018 Çarşamba

Bayram notları Vol. 1

Bayram bayram,
Uykumdan göz akıyor,
Pardon,
Gözümden uyku akıyor.
Yatmasına yatıyorum,
Ama ve fakat ve lakin,
Bi’ türlü uykuya geçemiyorum.
Düşüncelerimden akıl geçiyor,
Mil pardon,
Aklımdan düşünceler geçiyor.
 
Copyright © 2003-2018 IXTANBUL - Yerçekimini Kendin Belirle | Powered by Blogger.com.
Template Design by Herdiansyah Hamzah | Published by Borneo Templates and Theme4all